27 Ocak 2018 Cumartesi

Payetli kuş; sığırcık

Bildik kuş ötüşüne benzemez sığırcık seslenişi. Sığırcıklar cik cik ötmez desek doğrudur aslında.
Seslenir. Çığırır. Çığlık atar; kâh öfkeli, kâh telaşlı, kâh kaygılı.

İş yeri pencereme epeyce konuk olurlar. Dün yine cıvıltısını duydum. Kışın Ankara'dalar. Göç etmiyorlar. 

Çok olmuştu  onlara rastlamadığım. Rastlayınca da ilk yapılacak şey onları karelemek tabi.

Pencere gerisinden çektiklerimi beğenmedim. Pencereden kaçmış, karşı pencere önlerine konmuştu. Hareketten ürküyorlar. Görüş alanı içinde kaldıkça -ki birkaç dakika bile değil- çekebildiğim  pozu oldu yine de.

Dün çektiğim bu kare fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 27.01.2018
Paylaş :

26 Ocak 2018 Cuma

Ayazda çekilen kare

Dün geceki ayın karelenmiş hali.

Çekimi çok zor bir kare oldu.
Zor oldu çünkü balkondan başın uzatılamayacak kadar  sertti rüzgar.
Makineyi tutan elleriniz buz kesiyor bir dakika bile sürmeyen çekimde.
Ama müthiş bir görüntü kare haline dönmek için beklerken soğuk fazlaca umursanmıyor.

Dün, Ankara.
Dün çektiğim bu kare fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)


Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 26.01.2018
Paylaş :

23 Ocak 2018 Salı

Gün ışığının yetişemediği sabahlar


Sokak lambalarının yolları ışıtma görevini henüz güneşe devretmediği saatler.

Bu sabah sat 07:40.
Ankara.

Bu sabah çektiğim bu kare fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)


Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 
23.01.2018
Paylaş :

22 Ocak 2018 Pazartesi

Yağmurla ıslanmış kilit taşlar


Az önce dinen sağanakta kilit taşlı patikalar.
Ankara

Fotoğraf gruplarım ve .blogumda.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL
 (Acemi Demirci), 22.01.2018
Paylaş :

“PAZARLIK” adlı çalışmama;


linkinden ulaşılabilir.

Okuyacak olanlara keyifli anlar dilerim.
(Her hakkı saklıdır)


Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 22.01.2018
Paylaş :

Bir müjdeli haber okudum... Tümden gerçek çıkması dileğimle....

Yirmi yıllık parkinson hastasının uyguladığı yöntemle durumunun iyileşmeye yüz tuttuğu haberi ile karşılaşınca çok sevindim bugün.

Bugün, aynı zamanda yeni bir öykümün de yayında olup yer aldığı www.kadinhaberleri.com adlı internet gazetesindeki doktorun da teyidi ile faydası ortadaki bir gelişmeye ilişkin haber, eminim benim kadar  herkesi çok mutlu edecek.
Malum, Babam parkinson hastasıydı. O tipiden hızlı, voleybol oynayan, çok uzun mesafeleri yürümeye doyamayan asker insan.  Yirmi yıl civarında mücadele etti Parkinson ile. Hastalığı iyice yordu. Ama süreç malum. Babam’ı 2014 yılı Haziran’ında kaybettik.

İşte bu nedenle çok duyarlı olduğum bir konu parkinson hastalığı. Elimden gelen en ufak bir katkıyı esirgemeyeceğim bir durum. Bugün bahsettiğim internet gazetesinden okuduğumu da işte yine bu yüzden olabildiğince duyurmak istemekte ve duyanların da duyarmasını beklemekteyim.

İnşallah o hastalık “5. Evre”sindedir artık. Babam’ın mücadelesinin bir kısmını  anlattığım öyküm gibi. Parkinson hastalığında 5.evre son evre ise artık parkinson hastalığının yeryüzündeki son evresidir, 5.evresidir inşallah.

Haber, kızılcık macunu iye durumu iyiye giden yirmi yıllık bir parkinson hastası ile ilgili.
Habere ulaşılacak link:


Umarım kimsenin bu yönteme  hiçbir zaman gereksinimi olmaz; olan var ise de  faydalı olmasını yürekten dileyerek…
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 22.01.2018
Paylaş :

21 Ocak 2018 Pazar

Ağaçların Dilinden Tümevarım

Ağaçların dili, renkle, rüzgarda yaprak 
hışırtısıyla,  baharda çiçeklenmeyle, yazın meyveyle, yemişle, kışın yalnızlığı anlatırcasına çıplak dallarda,  sonbaharda hüznün rengindedir.


Ağaçların dalları da, yaprakları da, çiçekleri de, reçineleri, kabukları, kovukları da hepsi ayrı bir dildir. Apayrı bir lisan.


Anlamak için o dili bilmek gerekir. Sonrasında da dinlemek gerekir. Ağaçları dinlemek, gözle olur, kulakla olmaz. Bakarak dinlenir onlar. Anlattıkları görsel olduğundan. Dilleri sesli değil, işitilemez o yüzden; göze görünür bir dil.


İlkten tümden birbirine geçmiş, karmakarışık bir hal almış, karmaşaya dönüşmüş yığın gibi gözüken dallara şöyle bir dikkat etsek. Ne geometriler, simetriler, asimetriler, kar tanecikleri, hasır örgülerin apaçık ya da saklandığı,  utangaçlıktan kendini gizlemiş olduğu  görülecektir.


Her bakan görebilecek midir gerçi bilemiyorum; bir karmaşadaki tek tek biçimleri, kar taneciğine öykünmüş dalların görüntüsünü? Algıda seçicilik pek öyle demez de J


Öyle henüz beş on daldan fazla dalı olmayan, daha çağla bile vermemiş körpe kayısı ağacı dalları kendi kendine ders çalışırken yakalandı bana. Bir baktım dokumacılığa, sepet örgüsüne özenmişler… Hasır  örgüsü gibi bir alttan bir üstten  diğer dalı dolanmakta bir diğer dal. Bir bakarsın damlalarla süslenmiş başka dalar kar taneciğinin iskeletini oluşturmuş.


O tek tek biçimler bir arada, o karmaşada tek bir ağacın dalları aslında. Tikelden tümele.

Dalların tüme varımı bu.
(Her hakkı saklıdır)


(Ayşei Yasemin YÜKSEL 
(Acemi Demirci), 

21.01.2018, 17:07




Paylaş :

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci