3 Şubat 2018 Cumartesi

Bir film adı gibi: Zamanda Yolculuk

İki şey çağrıştırdı bugün bu başlığı. İlkin gençlerin saat kulesi sarmalının incecik yüzeyinde  gepegeniş düz yoldaymışçasına rahat tırmanışları. İkincisi bu tırmanışın saat kulesinin saatine yani zaman göstergesine doğru olması. Tabii haliyle bir filmi de çağrıştırıyor bu görüntü. Zamanda Yolculuk filmini. Bilmem kaç kez çekilmişti.

Ankara’da bir saat kulesi.. Hayli eski sayılır yakınlarda yapılanlara bakınca.  Çankaya ilçesinde. Orada yetiştik denilecek kadar  çocukluk mahallemizde. Büyüdüğümüz yerlerde yani. Şimdilerde de sıkça bulunduğumuz yerlerden oralar hala.

İşte orada kendi halinde durup duran o saat kulesi yani zamanın göstergesi bugün pek hareketliydi.
İçinde bulunduğu anfitiyatronun zemininde gençler kaykay filan da yapar. Bugün ise  tırmanışı seçmişler. Öyle bir görüntüydü ki karşı karşıya olduğum bir film adı gibi neredeyse.  Hani başrol oyuncusu çok erken yaşta parkinson hastalığına yakalandı. Babamı da kaybettiğimiz hastalığa. Gençlerin vakti, zamanı gösteren kule etrafındaki sarmala tırmanışı insanın aklına zamana tırmanışı  o kitaplar yazılan, filmleri çekilen ütopyayı hatırlatıyor; yani akla zamanda yolculuğu getiriyor.

Bugün çektiğim bu kare fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 03.02.2018


Paylaş :

1 Şubat 2018 Perşembe

Güneş doğmadan bir başka güneş gibi ay; süper ay

Sabah saat 07:35.

Süper ay birazdan batacak.

Son turfanda gibi anlarında.

Bugün, Ankara.

Bu sabah çektiğim bu kare fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)


Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 
01.02.2018
Paylaş :

31 Ocak 2018 Çarşamba

Sabahki sıradan dolunay ve akşamki 152 yılda bir olan süper ay

Bu sabah. Saat 06:25.
Sabah  birazdan  batacak bu ay, akşama süper ay olarak doğacak


Bugünkü özellikleri ile ay, bundan 152 yıl önce doğmuş en son.



Bu akşam, Saat 21:46.
152 yıl sonra yeniden aynı özellikleri ile süper ay.
Görüntüden anlaşılmasa da özellikleri öyleymiş.
(Her hakkı saklıdır)



Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 31.01.2018.
Paylaş :

Baharımsı öğlen sularında hırçın sığırcık. Bugün, Ankara

Bugün öğle sıralarında en güzel sığırcık şarkılarını dinledim.
Daha melodik. Bestesine özenilmiş gibi.
 
Baş aşağı uçuyorlar. Alenen elinizden aşağıya bir şey bırakmışsınız da o  düşüyormuşçasına dalıyorlar. 

Dimdik de yukarı tırmanıyorlar. İletişimleri bazen düet halinde.

Bekçilik yapanlar pek telaşlı oluyor . Yavrulara göz kulak oluyor onlar.

Arada bir dağıtıyorlar. Sığırcık kuşu gibi değil de sudan çıkmış balık gibi gözüküyorlar tüyleri sanki yağmur altında kalıp da ıslanmış gibi darmadağınıkken. Öyle birkaç kare çektim. Baktıkça gülüyor insan:

Bugün öğlen saatlerinde çektiğim bu karem fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 31.01.2018


Paylaş :

30 Ocak 2018 Salı

“Bir Ayna ki…” adlı çalışmama;


linkinden ulaşılabilir.


Okuyacak olanlara keyifli anlar dilerim.

(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci),
30.01.2018
Paylaş :

29 Ocak 2018 Pazartesi

Safran sarısı akşam göğü

Boncuk mavi gök altında büyüdük.

Ama artık boncuk mavisi gök altında değil yollar, ağaçlar, parklar.

Gök bir bakmışın pembe, turuncu, sapsarı.

Portakal kabuğu renginden safran çiçeğine.
Çiçek bahçelerinden  elvan elvan renk derlenmişçesine.

Gök boncuk mavi olmalı. Bulutlar pamuk pamuk. Şimdi onlar da pamuk değil. Kaz tüyü gibi. Bunların açıklamaları var. Okuyoruz.

Safran sarısı akşam göğü. Ankara, bugün.Bu akşam çektiğim sarılık olmuşçasına sarı gökyüzüne ait bu karem, fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 29.01.2018
Paylaş :

Bir kare, bin sevinç


Payetli kuş; sığırcık" adlı çalışmamdaki kare, dün PHOTGRAPHY adlı fotoğraf grubumda günün öne çıkan kareleri arasında yer almış.

Hep geç kalırım görmekte. Yine geç kaldım. Bir gün kadar. Neyse ki gördüm.

Kare, facebook sayfasında. Umarım linke tıklayınca görmek imkanı olur.
Görülemezse birkaç yayın altta mevcut.

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=903338419825588&set=gm.2042497315969389&type=3&theaterhakkı saklıdır)

(Her hskkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 29.01.2018
Paylaş :

28 Ocak 2018 Pazar

Geleceğin en büyük özlemi; çocukluk

Beştaş, kuka, saklambaç, yağ satarım bal satarım…
Bunlar gerçek çocuk oyunlarıysa…
Gerçek çocukluk bu oyunlar oynanarak yaşanabilirse tek...

Şimdiki bu oyunlardan çok uzakta apartman katı çocukları nasıl çocuklar o halde?
Çocuk mu tam anlamıyla onlar gerçekten yoksa  yaşları nedeniyle mi çocuk sayılabilirler  yalnızca?

Şimdiki özellikle arka bahçeler yerine AVMlerde çocukluk geçirilen  metropol çocuklarınca  çocukluk yaşanabiliyor mu? Dizler yaralanmadan, üst baş, yaka paça yırtılıp kirlenmeden, toza toprağa bürünmeden? Elde tablet, cep telefonu varken; göz açılınca oturulan bilgisayar başından kalkılmazken?

Ağaca tırmanmak nedir bilinmez, kuş yuvalarına tırmanılıp beneklisinden, mavisine, küçücüğünden folluktaki  tavuk yumurtasına yumurtalar, kuş yavruları görülüp merak giderilemez, domatesin, çileğin yerdeki fidelerden çıktığına hiç tanık olamadan, dere görüp o derede yaşayan kurbağa sesleri işitilmeden; su yılanlarının suda yüzerken başlarının bir dal parçası değil de bir su canlısı başı olduğunu gözler ayırt edecek görüntüler göremeden; baharda yeni doğmuş kuzu görüp başını okşamadan, hiç köy görmeden, köy ateşi olan çalı çırpı kokusu solumadan, koyun sürüsü, çoban köpeği görmeden; ağılmış, ahırmış nasıl kokar bilmen; hiç bağlı, bahçeli, tarlaları ekili bir köye ayak basmadan, memleket denilince apartmanın olduğu mahalleyi bilip, kırmış, çayırda yuvarlanmakmış bilmez, arka bahçede ip atlayamaz, çamura bulanamazken?
 
Şimdiki çocuklar, çocukluk anısı anlatabilecek anıya sahip olabilecek mi diyelim ki sokakta oynadıkları yakan top, istop, bilye, dalya, çelik çomak, beştaş, yağ satarım bal satarım, bahçe duvarına çizilmiş tablosunda dama oynamak üzerine?

Şimdinin çocukları otuz sene sonra “Biz çocukken……………………………” diye başladıkları sözlerine “o zamanki bilgisayar oyunları……………..”   diye mi devam edecekler?

Çocukluk artık belli bir kuşak öncesinin anılarında yaşanmış; ama yeni nesil anılarında sadece sınava girmek çıkmakla bilgisayar başında pineklenerek mi  yaşanmış olacak?
(Her hakkı saklıdır)


Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 28.01.2018

Paylaş :

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci