25 Ağustos 2018 Cumartesi

Bir önceki yazının devamı :)


 5. 

Ot, her yerde bitiyor. Her dağda, dere kenarında, taşların arasında. Her bahçede ot var, cins cins.

İnsanlar çiğneyip geçtikleri otlara ot muamelesi yaparken o otlar diyelim ki Ege ya da Alaçatı ile anılınca  nedense sihirli değnek değmişe dönüyor. Oysa ot zengini olan yer gerçekte Ege değil doğu bölgelerimiz. Işgını, Muş’ta  jağ otu, çiriş ile mesela Iğdır’da çoban kirpiği, kuşkonmaz ile oralar öyle zengin ki.

İnsanlar burunlarının dibindekileri görmezken burunları doğrultusunda gidip tam ters yönde biten ve kıymeti herkesçe bilinen duyuyor, abartarak görüyor; ama kendi otlarının değeri hakkında tanıtımda bulunmuyorlar. Oysa üretseler de o nefis ve çok şifalı jağ otu salamurasının unlu, yumurtalı bulamaca bulanıp  kızartmasından herkes tatsa…

Bu çalışmam, OT KÖRLÜĞÜ, işte bu yüzden yazdığım bir yazı. Herkes  bastığı ota önce bir baksın sonra adeta yağmalarcasına Ege otlarına hücum edip ot festivallerine koşacağına kendi ot festivalleri için kolları sıvasalar  ne çok şey kazanacağız…


Blogumda resimleriyle yer alan hali:

Paylaş :

Arkasına bakmayanların arkalarında bıraktıklarına ithaftır. Çeşme, Alaçatı, Datça, Sığacık, Ildırı, Foça ve diğerleri için...


1.
Tatil, güya bizler dinlenirken sahil beldelerini diyelim ki Çeşme, Bodrum, Sığacık, Alaçatı, Marmaris, Behramkale, Ildırı, Foça’yı yormak değildir.

Tatil, enerjimiz bittiğinde sarıldığımız cankurtaran simidimiz iken gittiğimiz yeri kurutmak, bitirmek değildir.

Tatil, bizler geriye dönerken poşetler, çuvallar, plajlar, küçük sahil kasabaları dolusu çöpler bırakmak değildir.

Ama artık bu çarpık mantığı bırakmak vaktidir!!!!
Senelerdir bu konuyu elimden geldiğince anlatmakta olduğum çok çalışmam var. Onlardan birini hatırlamanın tam sırası sanırım tam şimdi. Bayram tatilinde gittikleri yerlerin doğasına, sokaklarına, kumsalına, caddesine bayram yaptırmayıp kirleten, dokuz gün bulundukları yerleri hiç acımadan, kıyıcı tavırla koskoca bir çöp kutusuna çevirenlere ithaf ediyorum 2015 yılında yazdığım ve önce www.kadinhaberler,com adlı internet gazetesinde yayınlanan sonra da www.acemidemirci.blogspot.com.tr adresli blogumda fotoğrafları ile birlikte yayınladığım ve her iki yayın linkini aşağıda verdiğim  yazımı.

http://www.kadinhaberleri.com/cesmenin-suyu-kurudu-makale,541.html


2-
Tatil diye gidilip de kurutulan yerler var. Nasıl bir anlayışsa.. O anlayışlara ithaftır!!!
Hem www.kadinhaberleri.com internet gazetesi hem de fotoğraflarıyla www.acemidemirci.blogspot.com.tr adresli blogundaki linkleri:

https://acemidemirci.blogspot.com/2018/07/kurumuspnar-ege.html


3.
Her yaz yazmadan olmuyor Çeşme’nin, Alaçatı’nın halini.
2016 yılında da bunları yazmıştım:

4.

“Evde Yokuz, Gelmeyin!”
Eğer arkanızdan böyle başlık attıracaksanız…
Hiç gitmeyin oralara. Gelmeyin ya da…
www.bizimsemaver.com adresli edebiyat sitesinde de yayınlanan (https://acemidemirci.blogspot.com/2017/12/evde-yokuz-gelmeyin-adl-calsmama.html) bu çalışmam, sitenin yenilenmesiyle  artık  bu adreste bulunmuyor. Ancak blogumda resimleriyle yayında:
https://acemidemirci.blogspot.com/2018/01/evde-yokuz-gelmeyin.html

Paylaş :

Sinekkapanın çilesi :)

Deklanşör sesinden çok çeken benekli sinekkapan. Bu sabah, Ankara.

Her ses duyuşunda çit direklerinin birinden diğerine, tellere ya da mazılara konuyor.

  
Birkaç saat önce çektiğim bu kare,  fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
25.08.2018
Paylaş :

24 Ağustos 2018 Cuma

Güvercin kanat seslerinin haber verdiği şahin süzülüşü


Yakalanmaktan ürktüklerinden birdenbire havalanmalarına neden olacak kadar güvercinleri ürkütürken objektifin yakalamaktan memnun kalacağı kadar iyi görüntü; kızıl şahin.

Ankara. 

Birkaç saat önce çektiğim bu kare,  fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci),
24.08.2018

Paylaş :

23 Ağustos 2018 Perşembe

Güneşin doğmasından az önce güneş renginde ayın, ay rengindeki şehir ışıklarına selamı


Dün sıcaktan kavrulan Ankara, Çayyolu taraflarında gece yarısı saat 02:45'de, tam o saatte ayakta olmamı sağlayarak dolunaya yolculuktaki birebir bu renkteki ayın çevre yolu ışıklarına selam verişine tanık olmama fırsat veren, bir bardak su idi.

Bu sabahın karanlık saatlerinde, en erkeninde çektiğim bu kare,  fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
23.08.2018

Paylaş :

21 Ağustos 2018 Salı

İyi Bayramlar!


Keyifle geçen, mutluluk ve sağlık içinde nicesine erişilecek iyi bayramlar dilerim.

(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)



Paylaş :

Bayram sabahı görüntüleri...


Sabahın altısı kuşların yemlenmesi, tavşanların beslenmesine denk gelen saat. Bu sabah altıdan hayli sonra başladı gerçi  gözükmeleri. Bekledim. Ankara şu sıralar şaşmaksızın 34 derece olsa da sabahları serin ve üşümeyi göze almak gerek beklerken.

Epeydir keklik görmemiştim. Ötüşlerini de duymamıştım. Avcıların gezdiği  de belli bazı geceler duyulan patlamalardan. Neyse ki uzaktan da olsa bayram sabahı keklikleri öterken duydum.

Uzundur boz tavşanları görmemiştim. Balkonda bir buçuk saat durduktan sonra uzaktan sanki upuzun kulaklı bir kedi hoplayarak koşarcasına gözüktü. Kedi değildi tabii. Boz tavşan sonunda gözüktü. Bayram sabahı J Makinemi ayarladım, kayıta bastım. Ama tam basamamış. Yeniden bastım. Tavşan en fazla üç, dört  saniyeliğine göründü. Otların arasında, alt dalları hiç budanmadığından  görüntüyü engelleyen çamların altında kolayca kayboluverirler. Kayıt boş.

Benekli sinekkapan kuşu olduğunu fotoğraf gruplarımda teyit ettiğim bu şeker kuş da hep karşıdaki çitlerde güneşler. Deklanşör sesi, objektif sesiyle  huzursuz oluyor. Sürekli bakınıp sesin kaynağını aranıyor. Sonra da uçuyor.  Epeyce kare çektim. En iyisini de  paylaştım.


Bu sabah erkenden çektiğim bu karem, fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL /Acemi Demirci), 21.08.2018

Paylaş :

20 Ağustos 2018 Pazartesi

1 ayda (30 günlük sürede), ay (dünyanın uydusu)


 
Tümevarım mı; 

tümdengelim mi?


Dün, Ankara çektiğim bu karem, fotoğraf gruplarım ve blogumda.

(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL /Acemi Demirci),
20.08.2018

Paylaş :

19 Ağustos 2018 Pazar

Yavruağzı = Kavuniçi


İster yavru ağzı denilsin rengin adına ister kavun içi.

Gül de güzel rengini betimleyen tanımlamalar da.

Blok bahçesinde çektiğim bu karem, fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL /Acemi Demirci), 
19.08.2018, 09:18

Paylaş :

Sabah serinliğinde küçük kerkenez


Sabahın altısında balkonlar pek  keyifli şu sıralar Ankara’da.

Bugünlerde Ege’den, İzmir’den bile sıcak Ankara’nın soluklandığı anlar,  sabah serinliğinin  duyulduğu anlar.

Ortalık sessiz bu saatte.  Bahçe içindeki bazı müstakil evlerdeki köpeklerin havlaması duyuluyor tek.  

Saksağanlar her an, hep telaşta. Hep olduğu gibi köşe kapmaca oynamaktalar en ufak bir hareket gördüklerinde.

Saksağanlar, yuvalarının yanından kuş uçurmazlar. Şahinmiş, kerkenezmiş hiç dinlemez  saldırırlar, kuyruklarını, kanatların gagalar, tüylerini koparırlar. Yerde bir şahin tüyü görürseniz kızıl renkte, bilin ki bir saksağan tarafından koparılmış.

Yuvalarının olduğu ağacın yanından yöresinden, altından köpek,tilki, tavşan dahi geçirmezler.

Kerkenezler dost canlısı kuşlar. İnsanların onlara yakın olanlarını da adamakıllı biliyorlar ki beni gördükleri an öterler. Bazen tam göz hizamdan uçarlar. Tam karşı karşıya gelince çığlık koparırlar.  
 
İlkin bunun tesadüf olduğunu düşünüyordum; ama bunca yıl sonra bunun tesadüf olmadığını artık biliyorum.

Bir kerkenez ötüşü duydum sabahın serinliğinde. Ki ki ki. Ama kerkenezi göremedim. Bakınırken tam karşımda daireler çiziyor gördüm onu. Görüş alanıma girerek ille gösterdi kendini J Uçuşunu izledim konduğu yeri  öğrenmek için. Süzülüp tam karşıda, tepenin eteğindeki kurumuş bir kavak ağacının  kuru dallarının tepesine kondu. Önce sallanan dala yerleşti. Kanatlarını açtı, kapadı hatta bakım için gagaladı. Bu arada ben de balkon masası üzerinde hazır beklemedeki fotoğraf makinemi  alıp çekmeye koyuldum. Alışkındır fotoğraf makinesi sesine kerkenezler beni gördüklerinde.

Bir baktım havalanıverdi aniden daha yeni konmuşken. İki, üç dakika henüz olmuştu oysa konalı. Hemen yanı başında uçan saksağanı görünce anladım. Saksağan anında kerkenezin rahatını kaçırıp uçurtmuştu belli ki.
 
Öyle de yuvalarına bağlılar ki saksağanlar, kerkenez ya da başka bir kuş diyelim ki şahin yeterince uzaklaşmadan da peşini bırakıp geri dönmezler. Epeyce ilerilere uçtu kerkenez. Kendi yuvası da oralarda zaten.

Küçük kerkenez, sabahın çok erkeninde, ışık bile tam yeterli değilken  elinden geldiğince poz verdi bana, kurumuş kavağın tepesindeki küçük süre dilimi içinde.

Bu sabah çektiğim kerkenez resimlerinden buradaki ilk kare, fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)


Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 19.08.2018, 08:38

Paylaş :

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci