10 Kasım 2018 Cumartesi

Ne dağların gerisinde ne denizde. Yalın gün batımı.

Gün batımı fırçası, gökyüzünü böyle boyadı.
Dün, Ankara’da
çektiğim bu kare, fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
10.11.2016, 22:21
Paylaş :

TÜRK UŞAQ ƏDƏBİYYATI, AYŞE YASƏMƏN YÜKSƏL


 
Üç buçuk yaşında yazılan mektuplara  bugünden cevap var!


Üç buçuk yaşından bölük pörçük hatırladığım bazı anlar var. Çok yer etmiş şeylermiş anlaşılan onlar.


O yaşlara ait en net hatırladığım anneanneme yazdığım mektuplardı. Kâğıt ve kalem o yaşlarda hep elimdeydi. Kâh çizerdim kâh yazardım. Hepsi de karalamacaydı. Ama ben onları karalama değil ya resim ya da mektup olarak görürdüm. Yani ben yazmaya mektup ile başladım. İlk yazı çalışmalarım anneanneme mektuplar. Aksaray’a.

           
Ünye, ilk şiirimin memleketi. İlk şiirimin doğum yeri. Şubat ayında öyle çok yakan top oynamıştık ki kan ter içinde kalmıştık  boş derste. İngilizce dersler boş geçerdi. Taştan tarihi ortaokul binasının karşısında hem komşumuz hem de arkadaşımın evi vardı. Arkadaşım kapıyı çaldı ve annesi bize su verdi. Su soğuktu. Buz gibi. Bardak bardak da içmiştim. Zaten su her zaman  tek içeceğimdi. Ne kola ne  gazoz. Su başka.


Su gibi ıslanmış önlükle bardak bardak soğuk su içince  çok geçmeden olacak oldu. Sıkı hastalandım. Soluğu Samsun’da aldık. Oradaki hastane de ahşap bir konaktı. Yüksek tavanlı.


Sesim çıkmıyor, öksürüyor,  ve hastaneye Cuma günü gittiğimizden pek bir şey gözükmediğinden beni göndermek istiyorlardı. Diretince misafir olarak kalın dediler Pazartesi gününe kadar. Röntgen çekeriz öyle gidersiniz dediler.
 

Pazartesi günü röntgen çekildi. Gidemedik. Doktorlar teşekkür etti direttiğimiz için. Çünkü ciğerler soğuk almış. Hastanede kalmalıymışım.


Bir ortaokul öğrencisi, on iki, on üç yaşında bir öğrenci için film platosunu andıran, tarihi  bir ahşap konaktan dönme hastanede kalıp çayın kazandan kepçe ile verildiği bir kahvaltıyla karşılaşmak altüst edici bir şeydi. Her şey iyiydi de dersler kalmıştı.  Okula gidemiyordum. Okul çok özleniyor öylesi yerlerde. Bir an önce okula, Ünye’ye dönme istiyordum. Ve bu etkileşin ile bir şiir yazdım. Kalem kâğıt hep yanımda zaten. Üç buçuk yaşımdan beri hiç eksik olmadılar yanımdan. O zaman tablet, bilgisayar yok. Kâğıda yazılıyor. Kalemle. Eller tuşlarda gezinmiyor, kalem tutuyor.


Doktor, hep bir şeyler yazdığımı görünce şiirimi dinlemek istedi. Defterimi verdim. Okudu. O yaşta bir çocuk nasıl bu şiiri yazabilmiş hayrete düştü. Çok beğendi. Ve bir an önce -ki şiir bunu vurguluyordu- iyileşebilmem için  her gün boş kaldığı her fırsatta beni ziyarete geldi, hemşireler başımdan ayrılmadı.


O şiir çok uzundu. Bugün sadece iki dörtlüğünü  hatırlıyorum. Baştan iki dörtlüğü.


Üç buçuk yaşında mektupla başladığım yazın hayatı on üçümde şiire dönüşmüş oldu böylece.


Zaman içinde ortaokulda yazdığım şiirime şaşırıp kalan doktor gibi yazdıklarımı okuyunca benim yazın alanında yer almam için itekleyenlerin gayreti, didinmesi ile katıldığım birkaç yarış ile çok sevindirici sonuçlar  geldi. Sonrasında da şimdiler.


Binleri geçen öykü, deneme, gezi yazısı, köşe yazısı yazmış,  bir roman bitirmiş, iki romanı taslak halimde olmama rağmen henüz burada basılmış bir kitabım yok.


Ancak “TÜRK UŞAQ ƏDƏBİYYATI - Türk Uşak Edebiyatı-” yani “Türk Çocuk Edebiyatı” antolojisi hazırlayan kardeşimiz Azerbaycan’ın  bastığı kitapta “Latife’nin Keseri / Lətifənin Baltası” adlı öyküm yer alıyor.


TÜRK UŞAQ ƏDƏBİYYATI, Azerbaycan’da ve Azerbaycan Türkçesi ile basılmış. Öyküm de haliyle Azerbaycan Türkçesi ile. Hatta adım da Azerbaycan abecesi ile basılınca biraz farklılaşmış J. Ayşei Yasemin YÜKSEL, Azerbaycan Türkçesinde AYŞE YASƏMƏN YÜKSƏL.

                                                                                                 
Aksam akşam kitabın ve kitapta Azerbaycan Türkçesi ile “Latife’nin Baltası”  başlığı ile verilen  “Latife’nin Keseri” adlı öyküm yer alan öykünün sayfalarını çektim. Pek iyi olmayabilir, gün ışığında güncellemek gerekebilir.


“TÜRK UŞAQ ƏDƏBİYYATI - Türk Uşak (Çocuk)  Edebiyatı” adlı kitabın ve kitaptaki öykümün öyküsü böyle.
(Her hakkı saklıdır)


Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 10.11.2018
ya da 

Ayşei Yasemin YÜKSEL = Acemi Demirci =  AYŞE  YASƏMƏN  YÜKSƏL

Paylaş :



 
 
“Latife’nin Keseri” adlı çalışmama;




linkinden ulaşılabilir.


Okuyacak olanlara keyifli anlar dilerim.


(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)


10.11.2018




Paylaş :

8 Kasım 2018 Perşembe


“Ay Boşlukta, Venüs Retroda, Dolunay da Var, Dahası da…” adlı çalışmama;

http://www.kadinhaberleri.com/ay-boslukta-venus-retroda-dolunay-da-var-dahasi-da-makale,943.html

linkinden ulaşılabilir.

Okuyacak olanlara keyifli anlar dilerim.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
08.11.2018, 18:29

Paylaş :

7 Kasım 2018 Çarşamba

Bir öyküm, TÜRK UŞAK EDEBİYATI adıyla basılan kitapta yer aldı :)



Cep telefonu sıkça çalan biri değilim. Cep telefonu ile hiç konuşmadığım günler çoktur. İnternetsizdir de, bu yüzden elimde olmaz bile. Çantanın gözünde bekler. Lazım olursa diye.



Bugün çaldı. Öğleye doğru. İsmi görünce hafta sonu gerçekleştirilecek bir edebiyat konuşması, dinletisine çağrılacağını düşündüm. Değilmiş.



Epey bir önceydi. İlk ödülümü almamı sağlayan ilk yarışmamı düzenleyen yazarlar birliği, kardeşimiz Azerbaycan ile ortak bir çocuk kitabı çıkarılacağını ve varsa benden de bir çalışmamı görmek istediklerini söyleyince elbette büyük mutluluk duymuştum. Çocuklara ait çalışmalarım var. Hem büyüklere hem çocuklara hitap eden cinsten.  Gönderdim.



Çalışmalarını verecek yazarlardan alınan eserler elemeye tabi tutulduktan sonra  uygun bulunanlar bir kitapta toplanacaktı. O kitap çıkmış. Bu arada biliriz ki çocuk için çok yerde “uşak” denilir. Azerbaycan’da da “uşak” deniliyor.



Azerbaycanlı çocuklar için çıkarılan “TÜRK UŞAK EDEBİYATI” adlı kitapta yer alan öyküm, “Latife’nin Keseri” adlı çalışmamdı.  Bu bana büyük gurur verdi. Sadece Ülkemizde değil Azerbaycan ve bu vesile ile Azerbaycan’ın ilintili olduğu diğer kardeş ülkelerde de okunabilecek olması  çok sevindirdi.


 
“Latife’nin Keseri” adlı öykümün yer aldığı “TÜRK UŞAK EDEBİYATI” adlı kitap, İLESAM -Türkiye İlim, Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği’nden edinilebilir.



Henüz  fırsat bulup da Türkiye’de kitap çıkaramamış bir öykü, deneme, gezi, sohbet hatta roman yazarı  olarak Azerbaycan’da bir kitapta yer almak farklı bir sevinç, mutluluk.
J
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 07.11.2018
Paylaş :

5 Kasım 2018 Pazartesi

Hilalin dolunayı kucaklayışı


Sabahı en erken karşılayanlardan olunca saat, 05:30’dan hemen sonra gibi,  karanlık gecenin ayı da, günü gün ışığına boyayacak güneşin doğuşunu da ardı ardına, eş zamanlı hatta görmek, güne en iyi başlangıç bana kalırsa.

Bu sabah hilal, yol aldığı dolunayı  kucaklarken… Günün erkeninde çektiğim bu kare, fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
05.11.2018

Paylaş :

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci