11 Mayıs 2019 Cumartesi

Rüveyde’nin dişleri; Sevdiye’nin sabunları



“Bu yazıma tema olarak seçtiğim çiçeğin başkalaşmış halleri ile, kavramları nasıl asıllarından değiştirip, olduklarından farklılaştırıp, kolunu kanadını kırıp yerlere attığımızı, soldurup içlerini boşaltabildiğimiz ya da yanlış anlayıp yaklaştığımızı, çiçeklerin hallerinde anlatmak istedim”.






Bin dokuz yüz altmışlı yıllar.

Rüveyde artık hiçbir şey yiyemez, ağzının da kokusundan durulamaz olunca kocası onu kasabalarına iki  saat süren kentteki dişçiye götürdüğünden beri  bir ay geçmişti. İki azıdişi çekilmiş, çürük dişleri dolmuş, diş eti iltihabı giderilmiş Rüveyde artık ağzını açınca etraftakiler kokudan kaçışmadığından şen şakrak konuşuyordu.



Tutumluluğu ile bilinen Rüveyde, en çok temizlikten bahsetmeyi severdi. Balkon, pencere camlarının tüllerini ayda en az bir kez mis gibi sabunla yıkadığını her karşılaşmalarında anlatır dururdu arkadaşlarına. Tüllerden sonra sıra halıların silinmesi, mutfaktan, banyodan koridorlara her yerin pırıl pırıl parlamasına gelirdi. Konu yine perdelerden, halılardan açılınca  bunları dinlemekten usanmış arkadaşlarından birdenbire yemeği ocakta unuttuğunu hatırlayan, kayınvalidesi evde ne yapıyor tek başına diye içine kurt düşen çıkar, kalkıp evlerine yollanırlardı.
  


Gittiği dişçiden pek memnun kalan Rüveyde, aynı şeyleri bu kez kendisi kadar tutumlu uzak bir komşusuna anlatıyordu. Rüveyde neler çekmişti dişlerinden. Hep kanarlardı, çürüklerden lokmalarını çiğneyemez olmuştu. Öyle ki tüllerini yıkamakta gecikecek diye ödü kopmuştu kaç kere.  



Şimdi dişlerinden pek memnundu, evet; ama doktor da pek bir ikircikliydi canım! Tutturmuştu diş taşı diye. Diş taşı oluşmasınmış ağzında. Onun için her yemekten sonra dişlerini öyle bir dakika filan değil enikonu fırçalamalıymış.
-Eee, fırçalıyorsundur sen de  her yemekten sonra, de mi?” diye sordu komşusu.
-Beehhh anam, her yemekten sonra diş mi fırçalanırmış. Bir diş macunu kaç para… Para kolay mı kazanılıyor? Yoldan mı toplanıyor? Doktorun dediğine kulak asma. Onlar der. Ben iki güne bir fırçalıyorum. Hiç diş kirlenir mi  kolay kolay? Onca su içerken. Yine de temizlik huyum sayesinde iki günde bir fırçalıyorum ben.


Komşusu Sevdiye, tutumlulukla ilgili sözleri duyar duymaz kendisine taş atıldığını sandı. Hiç geri kalamazdı o konuda Rüveyde’den kendisi de.


“Yoohhh anam, herkes bildiği gibi konuşuyor. Konuşsun varsın. Ben kendi bildiğimi yaparım. Para yoldan toplanmıyor ki. Dediğin gibi hesabını kitabını  bilmek gerek. Tutumluluk denilen bir şey var. Yoksa ne olur halimiz! Har vurup harman savurursak kim doyurur karnımızı; kim ocağa odun, kömür alır? Ben onu bunu bilmem. Kendi hesabıma bakarım. Her şeyi sonuna kadar kullanırım. Bak, mesela… Bıldır on kalıp sabun almıştım  pazardan, ev yapımı. Yarısını bu yıla arttırdım. Geçen yıl sadece beş sabun harcadım. Beşini de bu yıla yetirdim. Daha ne olsun anam, tutumluluk bu işte. Yaa… Bir temizlik bir de  titizlik herkeste bulunmuyor. Kulak asma sen her denilene. İyi yapmışın sen de benim gibi.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci) 

24.03.2017
Paylaş :

2 yorum:

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci