8 Haziran 2019 Cumartesi

Omuzlardaki yükün dumanlı anlatımı

Sigaralı tek bir şey paylaşmasam, sigara sözünü dahi kullanmasam da...
Boşalmış çay bardağı gibi bomboştu bakışları. Hani bir yere bir şey görmek için bakılmaz da
akıldakiler, o bakılan noktada tepinir durur ya. Öyleydi.
Bir sigara içişi vardı ki... Hani çoğunun yaptığı gibi keyiften, öylesine ya da yemek üstü değildi.
Sigara dumanında somutlaşmıştı sanki içinde köz köz, ateş ateş tüten her şey.
Kupkuru kalmışlığı da diyetisyen sayesinde olmamalıydı.

Kararmış, kavrulmuş halde, ağarmış saçlıydı.

Gösterdiğinden daha genç olduğu da irdeleyici bakışla bakınca apaçıktı.
Bir oturuşu vardı ki dünya umurunda değil, yalınayak...
Omuzlarında çoktandır kadınmış, erkekmiş etrafındaki herkesin yükünü taşıdığı belliydi.
Resmini çekmem için izin istememe bile gerek kalmadı. Çekeceğimi anladı ve yana döndü.  “Halimi belgele" der gibi.

Bugün çektiğim bu karem, fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
08.06.2019
Paylaş :

7 Haziran 2019 Cuma

ÜÇ! Apayrı birlerden oluşan bir tam...


Av, avcı ve avı kaçıran.


Üç hal. Üç duruş.


06.06.2019 tarihinde, dün,  çektiğim bu karem, fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
07.06.2019

Paylaş :

Doğanın öteki yüzü


Kelebeğin av olmuş hali…

İkisi de kanatlı iki canlıdan birinin kanadı diğerinin gagasında olduğunda... Doğanın öteki yüzünün resmi ortaya çıkyor bu kez.

Besin zincirinin, yaşam gerçeğinin, doğa kanunlarının karesi gibi sanki  bu kare bir yerde.

Renkli sığırcığın renkli kahvaltısı; kelebek.

06.06.2019 tarihinde, dün,  çektiğim bu karem, fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
07.06.2019

Paylaş :

4 Haziran 2019 Salı

Kapısı çalınmayanlara bayram uğrar mı?


Epeyce bir  yıl önce bir bayramda, televizyonda bir hayli yaş almış kişi, karısını kaybettikten sonra  tek başına kaldığını ve bayramlarda değil kapı zilinin çalması, telefonunun dahi çalmadığını,  bunun onu çok üzdüğünü söylemişti. Her bayram bu sözü hatırlarım.

O yalnız insanın sözünden yola çıkarak...

Çalınmadık kapının, bayramı kutlanıp hatırı sorulmadık kimsenin kalmadığı bir bayram dileği ile…

Çocukların korunup esirgenerek sevilirken güle oynaya bayram yaptığı;

eski yeni, iş, mahalle, kadim okul arkadaşlarından komşuya, çocukluğumuzdaki gibi karşı komşunun bayramlaşma sonrasında bizden çıkmasının ardından kapısının kapandığını duyar duymaz onlar evden çıkmadan yakalayabilmek amacı ile hemen zillerini çalıp, kapıyı yeniden açtırıp beş dakikalığına -asla altı olmaz, şöyle hemen kalkacakmış gibi  bir bayram ziyareti ile  tutulan şekerden, kolonyadan alıp kalkılmak üzere- uğranıldığı;

memleket bir köy ise o köye, memleket denilebilecek bir köy kalmamış ise bir metropolün bir mahallesinde yeni memleketler olmuş bir apartmanda ille kutlanıldığı, yalnız yaşlıların ve kapısı bugüne dek hiçbir bayramda çalınmadığından bayramı sadece televizyondan duyup televizyon kutlamaları ile yaşamışların kapısı çalınıp, aranılarak yüzlerinin güldürüldüğü;


her çocuğun başucuna koyacağı kırmızı ruganından arkasında ışıklar yanan yeni ayakkabılarına kavuşacağı;

büyüklerin, bayram sofrasını kuracağı;

yılın onca yorgunluğunu uzaklarda, tatilde geçirenlerin de oralarda bayramlaşmaktan mahrum kalmayacağı;

küçük yerlerdeki bayram sabahlarında eldeki bir keseye şeker, bayram harçlığı, yemiş doldurmak için sokaktaki her kapıyı çalmanın onlar için  artık nasıl da tehlikeli olabileceği  korkusu ile  çocukların bundan alıkonulmasına gerek kalmayan bir  bayram olsun.

Böyle nice bayramlara sağlık ve mutluluk ile erişmek dileği ile…
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
 04.06.2019,  08:19

Paylaş :

2 Haziran 2019 Pazar

Bir Vivaldi notası asaleti ile


Kızıl şahini ilk gördüğümde bir saksağanca kovalanıyordu havada.

Saksağanlar, yamandır. Tüm hayvanlara fazlasıyla çektirirler. Kendi bölgelerine başka hiçbir canlı uğrasın, yanaşsın istemezler. Hepsini uzaklaştırırlar, tilkiden tavşana. Sonra da o bölge tek onların olur mazısından, çamından, otundan kayalarına kadar.

Şahinlere bile saldırırlar. Bir saksağanın bir şahine saldırdığını gören diğer saksağanlar da saldırıya katılıp, şahine gökyüzünü dar ederler.

Şahin, saksağandan kurtulduğunda teller arasında bir nota görüntüsünde iken yakaladım bu kareyi.

Bir saatten biraz fazla bir zaman önce çektiğim bu karem,   fotoğraf gruplarım ve blogumda. Yayında.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
02.06.2019

Paylaş :

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci