4 Nisan 2020 Cumartesi

Sessiz Bahar


Dışarıda sessiz sedasız gelip geçmekteki bahar; içeride  salgının geçmesi bekleyişindeki insanlar.

İnsanlar içerideyken kendi kendine çiçekler açan bir bahar dışarıda sessizce geçiyor.

Dalında kurumuş, kararmış geçen yıldan kalma bademler, bu yılın çiçeklerine anlatacak çok şeye sahip gibi görünüyorlar.

Bugün çektiğim bu karem, fotoğraf gruplarım ve blogumda.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci9, 04.04.2020

Paylaş :

29 Mart 2020 Pazar

Dünya Tatile Çıktı; İnsanlar Evde

Şehir dinleniyor…
Yollarıyla, parklarıyla, duraklarıyla, çarşı pazarıyla.
Dünya dinleniyor…
Her köşeden  el ayak çekmiş insanın ayağı ile   çiğnenmeyerek.
Kent merkezinden, mahallesinden, dağından, bağından, ormanından, denizinden, otogarına kendi halinde kalarak.

Mevsimlerden bahar.
En ıssız bahar bu bahar.
Fotoğraflık dalların çiçekleri kendi kendine açıp, dökülüyor.
Fotoğraf makineleri dinleniyor bir virüsün hayat yazılımına girdiği Mart ayında.

Kafalar dinleniyor…
Trafik gürültüsüz, kent uğultusuz, uçak sesi bile duymadan.

Arabalar otoparklarda dinlenmede, kontak anahtarları çantalarda, çanaklarda, çekmecelerde.
Kuşlara kaldı dallar, çatılar, meydan.
Köpekler şaşkın. Başlarını okşayan,  bir köşeye mama, su bırakan eller ortada yokken.

Gözler dinleniyor.
Ne egzoz salıp gürültü yayarak akan trafiğin karmaşık görüntüsü var caddelerde ne de   koşuşturan yorgun, yılgın insan  güruhu.
El ayak çekildi her yerden.   Bir çekildi, tam çekildi günlük hayattan.
İnsanlar, bir virüsten sinip  evlerine çekildi kentin her bir yanında,  dahası dünyada.

İnsanlar manzaralı manzarasız, havadar havasız, ferah boğucu, rutubetli ya da  değil, daracık ya da kaç katlı evlerinde hepten içerde.  Dışarılar tümden boş. Kapı dışı hayat dinlenmede.

Ne dedikodu var artık iki kişiden masa dolusu konuşmalara ne dertleşme.
Ne arkadan konuşan çıkabilir malzeme bulamayınca şimdi ne de arkamdan konuşan var mı  tasası çökebilir laf severler için.
Ne sabah duraktakiler ile başlayan günaydınlaşma var ne iyi akşamlar denilenler artık belli saatte.
Ne arabaya binmek var ne dolmuş, otobüs beklemek çoğu için.
Hayat dinleniyor.

Hafta sonu için randevulaşmak, uzundur bir arada olamadığınız arkadaşlarınız ile yüz yüze görüşmek, yani plan yapmak yok. 
Yarın nasıl geçecek merakı hiç yok. Ama kaygısı var.
Besbelli yarın da evde geçecek. Kaç gündür  hep evde geçtiği gibi. Planlar dinleniyor.

Alışveriş çılgınlığı bilebilir miydi bıçakla kesilir gibi kesilivereceğini belli ürünlerde? Gıda söz konusu oluncaya kadar.
Şimdiye dek ne alındı ise o giyilecek bilmem ne zamana dek. Yıllarca da giyilebilir eldekiler, çoğu gardıroplardakiler. Yani yeni kavramı dinleniyor. Eldekileri kullanmak olgusu, eskiler işler halde. Eldekilerin kıymeti bir bilindi, bir bilindi birkaç gün içinde.

İş giysileri, okul formaları, kimilerinin metro biletleri dinlenmede. İş yerindeki oda, masa, bilgisayar, koridorlar dinlenmede. Hafta içi her sabah şaşmadan uyandıran çalar saat dinlenmede.

Söz gıda  olunca durum öyle değil. Alınan sebzesi de, suyu da bir, iki güne biter. Bitmezse bozulur, kokar. Dayansa dayansa sıcaklara kadar dayanır bir baş karnabahar. Bal, tuz ve şeker dışında.

Ambarlar, kayıtdamları, kilerler yok artık, uzunca zamandır. Ola ola bir en fazla iki buzdolabı dolusu yiyecek bulunabilir bir evde. Hadi bir de erzak dolabı olsun,  erzak dolabı dolusu  diyelim.

Marketler, vızıltısız arı kovanı gibi sabahtan akşama dek. Raflar önünde alışılmadık bir telaş. Market rafları, evlerdeki raflara, dolaplara taşınıyor harıl harıl. Market arabaları ağzına kadar dolu. Alınanlar paketli ürünler çoklukla. Bakliyat, pirinç gibi. Makarna rafları bomboş, un kalmamış. Raflar dinleniyor yüklerinden boşaldıkça.

O kimilerinin yeme içme, alışveriş, gezinti, oyalanma,  zaman harcama alanları olan gereğinden fazla sayıya ulaşmış AVMlere kilit vurulmuş halde. Işıkları sönük, yürüyüş parkurunca koridorları insansız, sessiz, ıssız. Kapıları giren çıkanlarla dopdolu değil. Güvenlik görevlileri  de olmasa terk edilmişcesineler. AVMler dinlenmede. 

Giyiminden telefon dükkânlarına kapalı her yer; ama bankalar, eczaneler  marketler açık. Onlara dinlenmek yok. Sağlık çalışanlarına, hastanelere  hele, hiç yok.
(Her hakkı saklıdır)

Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci), 29.03.2020, 18:52

Paylaş :

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci