Bana Ulaşın

e-posta : acemi.demirci@yahoo.com.tr

10 yorum:

  1. Merhaba,
    Parkinson hakkında yazınızı okudum. Çok üzücü, başınız sağolsun.

    Babamızın Parkinson olduğunu öğrendik. Yaşı 75 ancak 2. Evre olduğunu paylaştı Nörolog. Şeker hastalığı da var bu sebeple biraz ağır yaşıyor sanırım.Tüm gün berjerde uyukluyor, 2 dakika gözünü açıp uyuklamaya devam ediyor. Konuşma bozukluğu hafiften başladı. Parkinson olduğunu öğreneli bir hafta oldu sadece 3 haftadır da hafiften belirtiler var. Bu kadar hızlı mı ilerler hastalık?

    Deneyimizden faydalanmak birşeyler öğrenmek istedik.

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. Çok geçmiş olsun.

    Tabii, ne gelirse elimden her an yapmaya hazırım.

    Parkinson pek çok çeşidi olan bir hastalıkmış. Babam'ınkinde titreme yoktu. Sok ayağını çekmekteki güçlükle fark ettik.

    Kimisi çok hızlı ilerliyor kimisi yavaş. Babam, yavaş ilerleyen türdenine yakalanmıştı. Çok da mücadele etti. Protein iyi gelmiyor diye et ve peynir tüketimini çok aza indirmişti. Bakla, ilaçların etkisini arttırıyor.

    Uyuklamak belki şeker ile de ilgili olabilir. Babam çok hareketliydi son ana dek. Bazen bir şeyi yapabilmek için dozunu fazla alıyormuş. Sonra fark ettik.

    Düşmemesi gerek. İlacı hallüsinasyon yaparsa değiştiriyorlar.

    Bazen alzaymır ile de birlikte gidiyor. Babamda olmadı.

    Şeker hastalığında olduğu gibi bir iğnesi vardı. O hayat kalitesini çok arttırdı. Denek olmayı kabul etmişti onun için. Faydasını gördü.

    Para filan düşebiliyor cepten. Bazen de etrafını çevirenler oluyor ceplerini karıştırmak için. Hastanede başına gelmişti.

    Babanızın yakalandığı tür hızlı ilerleyen olabilir.

    Ne zaman isterseniz her zaman yazmaya, cevaplamaya hazırım.

    Tekrar geçmiş olsun. Çok selamlar.

    YanıtlaSil
  3. Merhaba; benim dedemde 1 sene 7 aydır yatağa bağımlı 5 senedirde parkinson hastası yazdıklarınızı okudum. sizin babanızın çektiği sıkıntıların aynısını çekiyor. Yazınızda bir iğne kullandığınızı bahsetmişsiniz. Hangi iğneyi kullandığınızı öğrenebilirmiyim. Ben bu iğneyi denemek istiyorum. Bir de birşey sormak istiyorum babam bakla yaprağının suyunu vermeyi denemişti bir ara peg ile beslendiği için suyunu sıkıp verebiliyorduk. Suyuda cok faydalı olmadı. siz baklayı sadece yemek olarak mı yapıp denediniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kusura bakmayın, atlamışım. Gecikmişim yorumda.

      Daha önce yazmıştım sanırım. Babam'ı 2014 yılı Haziran ayında kaybettik. O zamandan beri çalışmalar sonucu yeni gelişmeler olduğunu duydum ilaçlarda.

      Babam apo adlı bir iğne için gönüllü denek olmuştu. Karından yapılıyor kalem gibi bir aparatla. Belli bir süre eğitim verdiler eve gelip. Kendisi yapıyordu iğnesini. Hayat kalitesini yükseltmişti.

      Baklayı zeytinyağlı ya da başka türlü yapabilirsiniz. Daha çok zeytinyağlı.

      Allah kolaylık versin. İnşallah en kısa zamanda kökten çözüm bulunur bu ve benzeri hastalıklara.

      Sil
  4. Okurken ağladım... Çünkü benim de annem aynı sorunları yaşıyor. Ne zormuş en yakınının bu halde olduğunu görmek.. Bana çare bul diyor, bulamıyorum. Ağrıları ve uyuşmaları çok arttı. Aynı zamanda omurga kırığı ve bel kayması da var ve 82 yaşında..Verdiğimiz ilaçlar bünyesinde inanılmaz yan etkiler yaptığından ne yazık ki rahatlatıcı ek ilaç veremiyor doktorlar. Evde bakımı iyice zorlaştı ve bugün bir bakımevi ile konuşmaya gideceğiz. Çok acı bu.. Karmakarışık duygular içinde yazıyorum bunları size. Allah gani gani rahmet eylesin babanıza.. Bazen annem için de kaçınılmaz sonun daha gecikmeden gelmesini diliyorum. Zira böyle yaşamak yaşamak değil. Allah bu hastalığı çekenlere ve yakınlarına sonsuz sabır ve anlayış versin. Paylaştıklarınız için teşekkür ederim. Hoşçakalın,sağlıkla kalın.. (SEçkin Uyanık Yaşar)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok geçmiş olsun annenize. Hastayı da hasta yakınlarını da her yönden kuşatan ve çok yıpratan bir hastalık. Tüm dileğim bir an önce çaresinin bulunması. İnsanların artık bu hastalıktan hatta diğer ağır hastalıklardan çekmemesi.

      Yakınlarda yanılmıyorsam astım ilacının iyi geldiğinin bulunduğu haberi vardı. Bu bile nasıl bir sevinç.

      Elden sadece dua gelebiliyor bu noktada. Bir an önce sevindirici haberler, bulgular duyulsun diye.

      Sizi çok iyi anladım. Çok zor. Bu durumu anlatmaya yetmese de bu ifade böyle anlatabiliyoruz.

      Sil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kusura bakmayın. Başka bir ileti adresi ekleyebilirim, cevabınıza göre :)

      Sil
  6. selamlar ,
    İş yerinde masamda bloglarınıza denk geldim . Ne yazıkki annemde parkinsonun bir versiyonu olan MSA-C hastalığı var . Henüz 27 yaşındayım .8. yılımıza girdik . Hergün spor yapan sağlıklı beslenen dünyanın en güçlü kadını anem şu an yürüyemiyor , boğazında trekeostomi takılı pes etmiş bir durumda. İşin kötü yanı aynı evdede babam alzaimer.
    İnsan başına gelmeden maalesef anlayamıyor . Annemi kınayanlar , yürüyüşüne bakanlar, konuşmasını anlamayanlar o kadar çok yaşadıkki bu olayları, okuduğum an kendimi buldum yazılarınızda.
    Sanırım bizde son evreye ulaşmış bulunuyoruz. Umarım bu savaşta daha çok yorulmadan kurtulur.
    Size sorum babanızın vefatından sonra , bu arada allah rahmet eylesin , nasıl duygular yaşadınız? hayata dönüşünüz zor oldu mu ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok zor dönemler yaşadıklarınız.

      Okurken haliniz gözümde canlandı. Çooook zor hasta yakını olmak; ama çoook uzun yıllar süren hastalıklara yakalanmış hastaların yakını olmak çok çokk çoook daha zor.

      Anneniz yanında babanızın durumunu okuyunca daha bir başka düşünüyor insan. Allah tüm hasta ve yakınlarının yardımcısı olsun.

      Babamın vefatından sonra ne hissettiğimi sormuşsunuz. Altı ay çok zorlandım.Herkes beni ağlarken gördü ve şaştı.

      Hayatımda kıskançlığı bilmezmişim meğer o zamana dek, vefatının ardından bir ay bile geçmemişti, alışverişte genç bir kız babasına "baba" diye seslenince kıza çok sinirlendim. Başımı çevirip öyle bir baktım ki. Kızgınca.

      Çünkü o seslenebiliyor ve cevap alabiliyordu. Sonra kendime geldim. "Dünya böyle" diye düşünüyorsunuz ister istemez; çünkü dünya böyle. İnsan gerçeği bu. Çok yazımda da anlattığım gibi bir çocuk doğmakla bir kapıdan giriyor. Giriş kapısından. Ama yürüdüğü istikamet çıkış kapısı.

      En belirgin hissettiğim şey azalmak, eksilmek oldu. Ses, ayak sesi, masada tabak, tıkırtı esik kalıyor.

      Eksilmek hissi hiç iyi değil.

      Gepegenç yaşınızda boğuştuğunuz yakınlarınız hastalıkları karşısındaki metanetiniz, tavrınız müthiş.

      Allah bu hastalıkları yeryüzünden silsin ve burada şu an bu hastalığın pençesinde olanların iyilik haberlerini duyalım.

      Sil

İzleyiciler

En çok Okunanlar

Arsiv

Follow by Email

Toplam da

Copyright © Acemidemirci